DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 40°C
Sıcak

altyazılı porno

yabancı dizi izle

DERİN KARASU TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU

DERİN KARASU TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU
uc piramit reklam
22.06.2021
13 208
A+
A-

DERİN KARASU TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU

Dalaman Çiftlik Ortaokulu Öğrencisi Derin Karasu Katıldığı Kompozisyon Yarışmasında Türkiye Birincisi oldu.
MEB Temel Eğitim Müdürlüğü tarafından “İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’nün 100. Yıl Dönümü” kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullar arasında düzenlenen kompozisyon yarışmasında; Dalaman Çiftlik Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Derin Karasu Türkiye birincisi oldu.

613f8f00 e196 48b0 b9f6 9de62f05d281

KORKMUYORUZ!
Mehmet Akif Ersoy, bağımsızlığına ve halkına önem veren, esarete karşı susmayan, büyük bir vatansever, Türk milletinin ne tür zorluklarla başa çıktığını bilen, vatanını korumayı ilke edinmiş ve en önemlisi İstiklal Marşımızın yazarı olan bir dava adamıdır.
Bu dava artık benim, bizim, Türk gençliğinin davasıdır! Bu dava, Atamızın dediği gibi damarlarında asil kan akan yüce Türk milletinin davasıdır! Ne zaman kuytu bir köşeden vatanımıza yan bakan düşman görsek millet olarak koca bir yumruk oluşumuzun; vatan için bağımsızlık için sevdiğimizden, hayatımızdan gözümüzü kırpmadan vazgeçişimizin davasıdır!
Sarı bozkırlarının taşından toprağına, mavinin bin bir tonu denizinden yüce dağlarına, gürül gürül akan ırmaklarına türkü olmuş vatanımın uğruna bir taşı bile yerinden kımıldarsa dağları delecek olan cesur halkımla beraber yürürüm! Atadan , anadan , oğuldan, şehidimden yadigar vatanımı korumak; şanlı bayrağımı bilimde, sanatta, sporda en yüksekte dalgalandırmak ; her duyduğumda göğsümü kabartan, yüreğimi coşturan milli marşımı tüm dünyaya duyurmaktır benim görevim!..
Henüz beş buçuk yaşındaydım İstiklal Marşımızı ezberlediğimde. Vatansever bir ailenin çocuğu olarak yetişmemin ilk meyvesiydi bu belki de. O zaman Marşımızdaki bazı kelimelerin anlamını tam bilmesem de bu muhteşem şiirle hissettiklerim, bir aslan kükremesi, ulu bir gücün nereden geldiğini bilmediğim sesi gibiydi. Anaokulunun son gününde rica etmişti öğretmenim: ‘Hadi kızım, oku!’ Hiç bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Annemin karşımda duygu dolu gözlerle evet yapabilirsin, dediğini hatırlıyorum, dudaklarını okumuştum. Hani milli bayramlarda, anmalarda elimizde, başımızın en üstünde taşıdığımız; evimizi, pencerelerimizi süsleyen o bayrak var ya… Her tarihini çok iyi öğrenmiş Türk evladı olarak kalbimizde taşıdığımız o bayrak… Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, onun kahraman silah arkadaşlarının ve 7’den 70’e tüm Türk halkının büyük mücadelelerle kazandığı bağımsızlığımızın timsali… Onun yüce gölgesinde seslendirdim ilk marşımı. O zaman anladım ruhumda yarattığı o dev heyecanı… O dev heyecan her satırını, her dizesini duyduğumda hiç azalmadı. Yıllar geçtikçe arttı. Anlamı daha da yoğunlaştı…
Manevi duygularımızı coşturan Marşımız en zorlu yıllarda yazılmıştı Türk milletinin kaderine. Büyük Millet Meclisimiz, Kurtuluş Savaşı’nın başladığı yıllarda cephedeki askerlerimize moral vermek amacıyla manevi duygularımızı kabartacak bir marşın halka ve askerlere deva olacağını düşündü. Ödüllüydü yarışma!.. Mehmet Akif ise bunu bir kâğıt parçasına bağlamadı, vatan uğruna yapılan kutsal bir görev saydı. Geceleri gündüze bağlayan derin düşüncelerin ve kırk sekiz saat diliminin sonunda Türklüğün kahramanlık destanı döküldü kalbinden kâğıda. Kâğıtlara sığmadı, duvarlara kazıdı; ardından koca bir milletin kalbine kazıdı. Şehitlerin kanıyla harmanladı mürekkebinin son damlasını. Bu Marş Anadolu ‘da şehit olan binlerce vatan evladının hikâyesiydi. Anasından, bacısından, çocuğundan ayrı kalan şehidimin hikâyesiydi. Milli Mücadelemizin dizelere dökülmüş haliydi bu marş. Dünyaya, düşmana başkaldırıştı, şehitlere ağıt, bayrağa övgü, gelecek nesle öğüttü bu marş!
Yazılmış olan şaheser gür bir sesle yankılandı meclisimizin duvarlarında… Mehmet Akif’in ağzında daha da gururlandı: KORKMA! KORKMA! KORKMA! Anadolu’daki karanlık ve ölü bakışların üzerine bir meşale yakıldı adeta, yorgun yürekler aydınlandı. Karşılıksız vatan sevgisinin ışığı tüm gözlere yansıdı orada. Bu ışık hiç sönmeyecekti çağlarca da…
Bize bağımsızlığımızı emanet eden atalarımızı, İstiklal Marşımızı miras bırakan Mehmet Akif Ersoy’u minnetle anarken Türk gençliği olarak söz veriyoruz: KORKMUYORUZ! KORKMUYORUZ! KORKMUYORUZ! Bayrağımız göklerden inmez, bu vatan düşmana boyun eğmez, İstiklal Marşımızın sesi bu semalardan hiç silinmez…

2ec26b29 bf56 419d 99e8 b0248dfa1834

MOBİL REKLAM ALANI
YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.