Dolar 32,2247
Euro 34,9384
Altın 2.418,85
BİST 10.676,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 24°C
Hafif Yağmurlu
Muğla
24°C
Hafif Yağmurlu
Paz 22°C
Pts 25°C
Sal 24°C
Çar 25°C

GEÇMİŞ GELECEK

GEÇMİŞ GELECEK
REKLAM ALANI
Mayıs 31, 2023 6:36 pm
724
A+
A-

GEÇMİŞ GELECEK

Mahallede sokaklarda oyunlar oynayarak büyüyen bir nesildik biz. Çelik çomak, seksek, saklambaç, kuka, lastik, yakar top, istop ve daha bilmem kaç farklı oyun bilirdik. Daha küçüklerimiz yere serilmiş bir paspas üzerinde kurulmuş hayali evlerinde evcilik oynardı ve kibrit kutularından tabaklar yapar, minik taşlardan kurabiyeler ikram ederdi birbirlerine. Plastik mutfak seti olanlarımız ise çok şanslıydı. Oyuncak bebekler çeşit çeşit giydirilir, birbirine benzeseler bile kimi gelin kimi yeni doğan olurdu. Susayınca annemiz bizi eve alır da bir daha çıkarmaz diye eve gitmeyip, mahallenin çeşmesine ağzımızı dayayıp kana kana su içerdik. Hafta sonları okul bahçesinde top oynamak da ayrı bir zevkti. Büyükşehir trafiğinden uzak, güvenli ve rahat olurdu çünkü. Pastanelerin de en popüler zamanıydı bence, özellikle haftada bir gün alabildiğim Alman pastasının tadı hala damaklarımda. Haberleşme insan gücüne dayanırdı çoğu zaman, mesela “akşam müsaitseniz annemler size oturmaya gelecekler” demek için telefon değil ailenin çocukları kullanılırdı. Bırakın cep telefonunu ev telefonu bile yoktu ki çoğumuzun evinde. Siyah beyaz televizyondan renkli televizyona geçince renkleri görebilmek için kapanışa dek otururduk hafta sonları. Bütün bunlar bizim için yeni şeylerdi ve heyecanımızı diri tutardı. Gazoz içmek lükstü, bisküviler paylaşılır paylaştıkça daha bir tatlı olurdu.

Şimdi ise sanal bir dünyaya hapsolmuş pek çok genç var. İsteseler bile çıkamıyorlar çünkü sanal ortam kesinlikle bağımlılık yapan bir şey. Oyunlar sanalda, yemekler sanalda, çiçekler, tarlalar bile sanalda büyütülüp biçiliyor. Oturdukları yerden yeni dünyalar kuranlar mı ararsınız yoksa hayali canavarları kesip karakterlerini geliştirenler mi? Umarım bir gün gerçek dünyada yaşamak zorunda kaldıklarında mutsuz olmazlar. Tek temennim budur.

REKLAM ALANI
ETİKETLER:
YORUMLAR

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.