Dolar 18,8179
Euro 20,7026
Altın 1.183,46
BİST 4.666,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 9°C
Hafif Yağmurlu
Muğla
9°C
Hafif Yağmurlu
Cum 7°C
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 7°C

BÖLGEMİZDE PAMUK EKİMİ NEDEN TERKEDİLDİ ?

BÖLGEMİZDE PAMUK  EKİMİ NEDEN TERKEDİLDİ ?
REKLAM ALANI
Ocak 4, 2023 10:11 am
215
A+
A-

1994 yılında Ortaca’ya gelmiştim. Tarımsal faaliyetlerde daha güvenli ve aktif bir ortam göze çarpıyordu. Köylüler pamuk ekiyor, Tariş denilen kurum pamukları satın alarak parasını peşin ödüyordu. Tariş, Ortaca’da halen mevcut fakat faaliyeti yok. Pamuğun depo edildiği geniş ambarlar, depolar, idari binalar boş duruyor. Çiftçiler sonbaharda buğday ekiyor , mayıs ayında hasat edildikten hemen sonra pamuk ekiyor , eylül sonları veya ekim başında pamuk toplanıyor ve Tariş’e veriliyordu. Tariş’in bürosu ve depoları Yüksek Okula yakındı. Gelip geçtikçe sonbaharda hasat edilmiş ve traktör römorklarına yüklenmiş pamuk çuvallarını görürdüm. Tariş’ten itibaren onlarca traktör dizili olarak sıra beklerdi. İlçede büyük bir hareket hüküm sürüyor, pamuk üreticileri memnun görünüyordu. 2000’li yıllardı , pamuk ekimi durdu. Sanki bir gizli el adeta yasakladı.
Yüksek okuldaydım ve mesleğim gereği üreticilerle ilgileniyor, onların sıkıntılarını öğreniyordum.
Pamuk ziraatının zor ve masraflı
Pamuk ziraatının zor ve masraflı olduğunu söylüyorlardı. Henüz, pamuğun hasadı için makine yoktu . Hasat işçilerle ve el ile yapılıyor, uzun zaman alıyordu. İşçi bulmanın kolay olmadığını duyuyordum. Dekar başına ortalama verim 300 kg. kadardı. Dalaman Devlet Üretme Çiftliği’nde verim 400 kg ve daha yüksekti. Çiftlik; tarla hazırlığını, gübrelemeyi, toplamayı daha teknik yolla yaparak , yüksek verim alıyordu. Aradaki bu farkın nereden ileri geldiğini öğrenmek isteyen çok az meraklı üretici vardı. Oysa, çiftliğin kuruluş amaçlarından biri, belki de en önemlisi üreticiye örnek olmaktı. Üretici zahmet edip bu farkın sebebini çiftliğe gelerek öğrenmiyordu. Bilinçli üreticiler de mevcuttu.
Geçenlerde Dalaman’da vaktiyle pamuk eken bilinçli bir üretici ile konuşuyorum. Pamuktan ve Tarişten söz açıldı. Bu arkadaş teknolojiye uyarak dekara 550 kg. pamuk aldığını söyledi. Merak ettim sordum. Bölgede en yüksek verimi TİGEM alıyor. Sen hangi gübreyi kullandın? Hormon kullandığını söyledi. Hormonlu pamuğun kütlüsü daha parlak ve kalitesi yüksek olduğundan Tariş iyi fiyat verdi dedi. Çok para kazandım ve bu evimi pamuğun parası ile yaptım. 200 kg. pamuk maliyeti karşılıyor , 300 kg ise bana kar kalıyordu. Verimli bir işti. Dekara 550 kg. verim aldığımı Adana’dan bir ilaç firması duymuş , bana geldiler , hormon kullandığımı söyledim. Bana yeni bir gübre örneği verdiler ve bunu kullanmamı söylediler. Ertesi yıl kullandım iyi sonuç alamadım. Görüyorsunuz deneme yapmadıkça neyin iyi, neyin kötü sonuç vereceğini bilemiyoruz. Akıllı üreticiler hep araştırma peşindedirler.
Pamuğun bölgede neden terk edildiğini sordum. Niçin terk edildiğini kendisinin de anlamadığını söyledi. Her şey Tariş’in kapanışı ile sona erdi dedi.
Tarişi kuran ve uzun yıllar devam ettirenler iyi hizmet etmiş oldular. Keşke bu birlik faaliyetini uzun yıllar devam ettirseydi. Narenciyeden daha fazla kazanç sağlayan pamuk üretimi daha geniş alanda ekilseydi, bugün Dalaman, Ortaca çiftçisinin mali durumu yüksek olacaktı.
PAMUK BİTTİ YERİNE NARENCİYE GİRDİ
Narenciyeden beklenen sonuç oluşmadı. Limon , portakal daha sonra nar dikimi alanları genişledi. Yörede herhangi bir kooperatif veya birlik yoktu. Oysa Tariş mükemmel bir örnek olarak üreticinin emrinde yıllarca çalışmıştı. Tariş’i kuran üreticiler ortada yoktu. Şu olabilirdi : Tarış bu defa yönünü narenciyeye çevirebilir , faaliyetini sürdürürdü. Gerçi, pamuk ziraatının ortadan kalkışı bana göre yanlış bir hareket olmuş, koca müessese faaliyetini durdurmuştu. Bu defa narenciye alımına yönünü çevirir , üreticiler mağdur olmazdı. Bu olmadı, Tariş gibi yılların emeği olan bir müessese atıl kaldı, Geniş bir alana yayılmış bina ve depoları boş ve günden güne eskimektedir.
NARENCİYE BİRLİĞİ KURULAMADI
Narenciyeyi değerlendirmek için bazı teşebbüsler oldu, fakat üreticiler bir araya gelip birlik olamadılar. Yüksek Okuldan emekli olunca Dalyan üreticilerinden Memet Ali Tezcanla birlikte devreye girerek , kuruluşuna yardımcı olmak istedik. Ancak başarılı olamadık. İnsanlar arasında tesanüt, güven bağı olmayınca teşebbüsler gerçekleşmiyor ne yazık ki . Tariş’i kuranlar isteselerdi, narenciye birliğini de devam ettirirlerdi. Devlet, bu konuda çok yardımcı oluyor. Üreticilerin neden bu birliğe ilgi duymadıklarını doğrusu anlamış değilim. 25 yıldır buradayım. Zaman zaman bazı girişimler oluyor duyuyorum , fakat sonuç yok. Yazılarımda sıkça şu gerçeği belirtiyorum : Avrupalılar , birlik ve kooperatifler yardımıyla kalkındılar. Bizler bunu başaramıyoruz. Hasat zamanı geliyor. Üreticiler tüccarın kapısına gelmesini dört gözle bekliyor. Tüccar adeta can kurtarıcı , tüccar olmasa limon , portakal ve nar satılamayacak. Birlik olmadığından herkes ferdi olarak malını satma çaresini arıyor. Bunu fırsat bilen tüccar istediği fiyatı verip, parayı kazanıyor. Dalında kalarak bekletilen mal da oluyor. Bu durum tüccarın istediği bir fırsattır. Oysa pamuk üretiminde Tariş kooperatifi garanti vermiş , malı alıp parasını ödüyordu. Umarım, pamuk ekiliş yeniden yürürlüğe girer, Tariş yeniden canlanır.
Narenciye, üreticinin karnını doyurmuyor
Narenciye, üreticinin karnını doyurmuyor. Masrafı yüksek, fiyat düşük. Oysa kaliteli malın iyi para etmesi gerekir. Büyük şehirlerde manavlar, toptancılar, komisyoncular iyi para kazanıyor. Birkaç el değişimi sonrasında üreticinin eline geçen paranın birkaç mislini, saydığım kişiler kazanıyor. Tüketiciler ise her zaman yüksek fiyatla alıyor ve bundan haklı olarak dert yanıyorlar. Böylesine bir düzensizlik devam edip gidiyor. Oysa pamuk ziraatı devam ederken bu başıboşluk yoktu. Yeniden bölge içinde pamuk ekiminin yavaş yavaş canlandığına şahit oluyoruz. Üstelik pamuğun hasadı için makina da var…Birkaç çiftçi bir araya gelip makine alırsa, bunu sırası ile kullanırlar. Belki Tariş de yeniden faaliyete geçer.
SONUÇ:
İlçe Ziraat Odası, Tarım İlçe Teşkilatı ve arazisi olan üreticiler niçin bu konuyu gündeme getirmezler. Pamuğu ithal etmeye daha ne kadar devam edeceğiz?
Muğla Belediye Başkanı sayın Osman Gürün bu konuya el atsa sanırım bazı değişimler olur.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.